Ara

Önerilen anahtar kelimeler:

SÜT: ŞİFA MI, ZARAR MI?

Süt ve süt ürünlerinin faydaları ve zararları üzerine güncel araştırmalar. Sağlıklı beslenme için dikkat edilmesi gerekenler.

SÜT: ŞİFA MI, ZARAR MI?

Güneş Aksüs
Güneş Aksüs
0 yorum 0 kayıt 0 beğeni 4 görüntülenme
SÜT: ŞİFA MI, ZARAR MI?

SÜT: ŞİFA MI, ZARAR MI?

Eski kahraman şimdi kötü adam mı oldu? Filmde izlesek hadi kabul, fakat gerçek hayatta bu tip gitgeller insanın biraz canını sıkıyor. Hacettepe’de okurken ve hatta hocalarım okurken, çalışmalar süt ve süt ürünlerinin hayatımızdaki önemini kanıtladığını iddia ediyordu. Hocalarımız da bu kesin bilgiyi uzun uzun öğrencilerine anlatıyorlardı. Bilim bu! Elbette veriler farklı kriterlere ve yeni bilgilere göre değişebilir. Zaten bu sebeple bilimin sonu yoktur. 

Aslında araştırmalara şöyle bakmak gerekir: Süt hakkındaki çalışmalar bize ne diyordu, şimdi ne diyor ve bu değişim neden? Yani sadece değişen sütün faydaları olmaz; hava değişir, su değişir, inekler, hayvan yemleri, çevre, araştırmanın yapılma sebebi, kim yaptı, nerede yaptı? Önüme gelen her hangi bir araştırmaya göre fikrimi değiştirmeden önce tüm bunları sorgularım. Elbette bu kadarla da kalmam. Kendi klinik deneyimimi de masaya alırım. Danışanlarıma 20 yıldır ne öneriyorum, sonuçlar nasıl? Tüm bunlar birleştiğinde gerçekler berraklaşır zihnimde. Yine de geldiğim nokta için kesinlikle bu demem çünkü tek bir doğru yok… Benim çıkarımım, benim doğrum.

Kişiyi anlamak ve sorununa özel çözümler bulmak sağlık meselesinde gerçekten önemli. Sevgili okur, şu an evet evet tam da bu satırları okurken kendini dinlemeni istesem? Her şey yolunda mı? Check up yaptırdın ve her şey iyi mi çıktı? Sorun var mı, kendini nasıl hissediyorsun? Yorgun, enerjik? Sık hastalanır mısın, hayır mı? Peki her şey yolundaysa fiziksel ve psikolojik olarak, bütünüyle her şey yolunda ise neden bir besini hayatından çıkarmalısın? 

Cevap tersi de olabilir; iyi hissetmiyorum, sık hastalanıyorum, yorgun ve bitkinim, kendimi iyi görmüyorum ve tahlillerim de iyi değil diyorsan o zaman gel beraber sebepleri arayalım. Böyle bir durumda uygulanan “Beslenme modeli” sorunlu olabilir. Yine altını çiziyorum: Tek bir besinden bahsetmiyorum beslenme şeklin sana uygun olmayabilir diyorum.

Yazımın başında bahsettiğim tablonun tamamına bakmak hep önemli. Bunları okurken “iyi de ben nereden bileyim” diyebilirsin. O zaman güvenilir bir hekim ve diyetisyene randevu almak akılcı bir çözüm olur. Popüler akımlara kapılan uzmanları değil, bütünsel bakabilen, ılımlı yaklaşan ve “size özel” yorum yapan uzmanı bulun. 

Tüm bunlardan sonra çok merak edilen sorulara geçelim. Süt iyi mi yoksa kötü mü? İçelim mi içmeyelim mi? Baz araştırmaları sizler için derledim ve hepsinin altına yorumlarımı da ekledim. Beni soracak olursanız günde bir bardağı geçmeden afiyetle içiyorum. Siz ise kendi bedeninize göre karar vermelisiniz…


Süt şart mı?

Süt; vitamin, mineral ve protein değeri bakımından zengin bir içeriğe sahiptir. Bu sebeple çocuk beslenmesinde, gençlerde, hamilelerde, yetişkinler de yaşlılarda özetle tüm yaş gruplarında besin değeri açısından büyük bir önem taşır. Her zaman beslenme programlarında yer almıştır. Kalsiyum, fosfat, magnezyum, potasyum, A vit, B12, Çinko, ve yüksek miktarda protein içerir. Ülkemizde süt tüketimi oldukça düşük. Fayda sağlama ve yüksek miktarda tüketim sonucunda getirdiği toksik etkileri konuşmak için uygun bir ülke değiliz. Çünkü kişi başı süt tüketimi 1 çay bardağı bile değil. Bizde yoğurt ve ayran tüketimi daha yüksek. Onları da yemeyin diyen uzmanlar olduğunu görüyor ve şaşırıyorum. Özellikle yoğurt en sağlıklı besinler listesinde ilk beşte sayılabilecekken, “yoğurt yeme” diyen uzmanı duyarsanız, o kişinin uzmanlığı hakkında bir kez daha düşünün. Özellikle yaşlılarda kemik kırılmaları maalesef çok sık yaşanıyor. Süt tüketimi yaşlılarda yok denecek kadar az. Sadece çocukken süte önem veriyor sonrasında devam etmiyoruz. Menopozdaysa kemik erimesi başlayınca kalsiyum takviyesi için iş işten geçmiş oluyor. Ne çok, ne az! Sadece ihtiyacını alırsan zarar görmeden fayda sağlayabilirsin.


Sihir miktarda!

Araştırmalar hala süt ürünlerinin çocukluk dönemindeki kemik gelişimine katkı sağladığını kanıtlıyor. Hamilelik döneminde süt ürünlerinin anne karnındaki bebeği olumlu yönde etkilediğini gösteren yayınlar var. Nutrients dergisinde 2021’de yayınlanan çalışma yeterli süt ürünleri tüketiminin kemik ve diş sağlığı üzerine olumlu etkilerini gösteriyor.

Diyabet ve Metabolizma dergisinde 2019 yılında yayınlanan makaledeyse süt ürünleri yeterli miktarda tüketildiğinde Tip 2 diyabeti önleme ve kan şekerini dengelemede olumlu etkilerini görüyoruz. HDL’yi yani iyi kolesterolü yükselttiği, kalp sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu da gösteren yayınlar var. Elbette burada yine hatırlatıyorum ki, günde 3 bardak ve üzeri yağlı süt içenlerin de kalp sağlığı bundan olumsuz etkilenebilir. Sihir dozda! Süt ve süt ürünlerini günde en az iki, en çok üç porsiyon tüketebiliriz. Tamamının süt olması şart değil, yoğurt, ayran, kefir, cacık tümü. Kalsiyumun her hali faydalı. Yeter ki abartmayalım. 

Alerji konular da gündemde malum, zaten bu konu her daim popüler. Sebeplerine girersek çıkamayız çünkü başta söz ettiğim kişiye özel durumu alerjin gıdalarda en en önemli kriter. Bir sonraki ilkbahar sayısında - ki tam da alerji mevsimidir - alerji konusunu iyice deşelim. Sütün alerjin olma durumunda akne ve egzamayı tetiklemesi ile ilgili araştırmaları belki siz de okudunuz. Eğer bu tip sorunlarınız varsa sadece üç hafta süt ürünlerini keserek vücudunuzdaki tepkilerini gözlemleyebilirsiniz. Olumlu bir fark görüyorsanız o zaman süt ürünleriyle aranıza biraz mesafe koymanızı tavsiye ederim. Ola ki tamamen çıkardınız. Bu durumda da besin değeri açısından yerine ne koyacağınızı mutlaka diyetisyeninize sorun. 


Minik bir özet yapalım

Tek bir besin iyi veya kötü değildir. Beslenme şekliniz sizi yönetir.

Günde bir bardak süt, bir minik kase yoğurt yiyebilirsiniz. Süt içmiyorsanız iki porsiyon yoğurdu süt yerine koyabilirsiniz.

Süt gaz yapıyorsa laktozsuz süt deneyin.

Alerjileriniz varsa süt de dahil tüm alerjenleri düşünün. Uzman desteği alın.

Beslenmenizden süt ürünlerini çıkarmak zorunda kalırsanız yerine eksik kalacak minerallerle besin desteği ekleyin. 

Yoğurttan vazgeçmeyin; eskilerin bir bildiği var. Genlerinize güvenin.

Sosyal Medya

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.