VİZESİZ GASTRONOMİ GEZİ REHBERİ
İstanbul’da yaşayan çok kişi o hissi bilir: Bir sabah uyanırsın ve şehir biraz fazla kalabalık gelir. Denizin ötesinde, başka bir sokakta, başka bir mutfakta uyanma fikri zihnine düşer.
Pasaport var ama 'tüh vizemi yenilemedim' gerçeği... İşte size müjde! Vize alma zahmetine girmeden birkaç saatlik uçuşla hem yeni kültürler keşfetmek hem de o ülkenin mutfağını yerinde tatmak mümkün.
Benim için seyahat, sadece yeni bir şehir görmek değil; yeni bir sofraya oturmak demek. İşte İstanbul’dan kolayca gidilebilecek, hem ruhu hem de damak tadını zenginleştiren birkaç destinasyon. Seyahat etmek bazen yeni bir manzara görmekten çok daha fazlasıdır. Bir ülkeyi gerçekten tanımak istiyorsanız, onun mutfağına oturmanız gerekir.
İstanbul’dan sadece birkaç saat uzaklıktaki bu ülkeler, farklı kültürler kadar farklı sofralar da sunuyor. Adriyatik’te deniz ürünleri, Balkanlarda mangal kokusu, Kafkasya’da peynirli ekmekler. Bir uçak bileti, yeni bir şehir ve tanımadığınız bir mutfak… bazen bir ülkeyi gerçekten tanımak için, o ülkenin sofrasına oturmak yeterlidir.

KARADAĞ
Adriyatik’te Taş Sokaklar ve Deniz Kokulu Sofralar
Karadağ’ın en güzel yanı, bir film setindeymiş hissi veren taş kasabaları. Kotor’un surlarla çevrili eski şehrinde yürürken Adriyatik’in tuzlu rüzgârı yüzünüze çarpar. Dar sokaklar küçük meydanlara açılır, meydanlarda ise çoğu zaman bir restoranın denize bakan masaları vardır. Kotor’da denize karşı uzun bir akşam yemeği, Balkanların en romantik deneyimlerinden biridir. Karadağ mutfağı, Akdeniz ve Balkan etkisinin güzel bir birleşimi.
Ne Yenir? Cevapi – Küçük köfte ruloları, somun ekmek ve soğanla. Njeguški pršut – Karadağ’ın meşhur kuru eti. Taze Adriyatik deniz ürünleri – özellikle kalamar ve midye. Yerel beyaz şarap Vranac veya rakıya benzeyen Rakija.

ARNAVUTLUK
Balkanların Yükselen Gastronomi Rotası
Son yıllarda Arnavutluk adeta keşfedilmeyi bekleyen bir gastronomi rotasına dönüştü. Özellikle Ksamil ve Saranda, turkuaz denizi ve uygun fiyatlı restoranlarıyla dikkat çekiyor. Arnavutluk’ta yemek yerken çoğu zaman tanıdık tatlarla karşılaşırsınız. Osmanlı mutfağının izleri hala canlı.
Ne Yenir? Tavë Kosi – Yoğurtlu kuzu eti fırın yemeği. Byrek – Bizdeki böreğin kuzeni. Izgara deniz levreği ve karides ve yerel zeytinyağlı mezeler.
Akşamüstü Saranda sahilinde bir balık restoranına oturup, gün batımında gelen deniz ürünleri tabağı Arnavutluk’un en sade ama en unutulmaz keyiflerinden biri.

GÜRCİSTAN
Karadeniz’den Kafkasya’ya Uzanan Sofralar
Gürcistan’a gitmenin en güzel yanı, sınırı geçer geçmez farklı bir mutfak dünyasına adım atmaktır. Özellikle Tiflis, küçük restoranları ve şarap evleriyle gastronomi meraklıları için tam bir cennet. Gürcü mutfağı güçlü, bol peynirli ve oldukça karakterlidir.
Ne yenir? Haçapuri – Peynirle dolu meşhur Gürcü ekmeği.
Hinkali – Sulu Gürcü mantısı. Gürcü amber şarapları.
Cevizli soslarla hazırlanan sebze yemekleri.
Bir akşam Tiflis’te geleneksel bir restoranda oturup uzun bir Gürcü sofrasına katıldığınızda, yemekle müziğin nasıl iç içe geçtiğini görmek mümkün.
SIRBİSTAN
Balkanların En Canlı Sofraları
Belgrad, Balkanların en enerjik şehirlerinden biri. Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği noktada kurulan şehir, gece hayatı kadar mutfağıyla da ünlü. Sırplar et pişirmeyi gerçekten iyi biliyor.
Ne yenir? Pljeskavica – Balkan usulü dev hamburger köftesi. Cevapi. Kajmak peynirli mezeler. Yerel biralar ve meyve rakıları.
Belgrad’da Skadarlija sokaklarında bir akşam yemeği, canlı müzik ve Balkan mutfağıyla birleşince seyahatin en keyifli anlarından biri olur.
Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!