Gıda etiketlerinde yeni dönem: YANILTICI İFADELERE SON!
Ambalajdaki Her Yazı Artık Doğru Olacak
Bir süredir birçok gıda markasının pazarlama ve tasarım ekipleri muhtemelen hummalı bir çalışma içinde. Yeni etiketler hazırlanıyor, görseller değişiyor, ambalajlar yeniden gözden geçiriliyor. Açıkçası olması gereken de bu.
Aslında bu düzenleme yeni değil. Temelleri 2024 yılında atılan uygulama, sonraki güncellemelerle kapsamını genişletti. Ancak üreticilerin 2026 sonuna kadar etiket ve ambalajlarını yeni kurallara uyarlamak zorunda olması, konuyu son günlerde yeniden gündeme taşıdı. Özellikle içeriğinde bulunmayan malzemeleri çağrıştıran ifadeler ile gerçek meyve içermeyen ürünlerde meyve görsellerinin kullanımına getirilen sınırlamalar, uzun zamandır tartışılan "ambalajdaki algı ile ürünün gerçeği arasındaki mesafe" konusunu yeniden açtı.
Bir noktadan sonra yarışın ürünler arasında değil, ambalajlar arasında yaşandığı hissi oluşmaya başlamıştı. Daha dikkat çekici görseller, daha büyük vaatler ve daha güçlü çağrışımlar derken işin şirazesi yavaş yavaş kaçtı. Tüketici açısından bakıldığında kimi zaman ürünün kendisinden çok ambalajına yatırım yapılmış izlenimi doğuyordu.
Market reyonlarında hangi ürüne dönsek, gerçeğinden daha iştah açıcı görünen meyveler, içeriğinde bulunmayan malzemeleri çağrıştıran görseller ve ürünün kendisinden çok bir hayali pazarlayan sloganlarla karşılaşıyorduk. Çoğu zaman ambalajın ön yüzünde kocaman harflerle verilen mesajlar, arka taraftaki 6 puntoyla yazılmış içerik listesinin anlattığı hikayeden oldukça farklıydı.
Özellikle aroma vericilerle oluşturulan tat profilleri, tüketicide sanki ürünün içinde gerçekten o bileşen varmış algısı yaratacak şekilde sunuluyordu. Çilek aromalı bir üründe dev çilek fotoğrafları, meyve içermeyen içeceklerde meyve bahçelerini andıran görseller ya da kullanım koşulları her zaman net olmayan "hakiki", "ev yapımı" ve "doğal" gibi ifadeler artık günlük hayatın sıradan bir parçası haline gelmişti.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yürürlüğe aldığı yeni etiketleme düzenlemesi tam da bu noktaya müdahale ediyor.
Yeni kurallara göre tüketicide yanlış algı oluşturabilecek ifadelerin ve görsellerin kullanımına önemli sınırlamalar getiriliyor. Özellikle ürünün gerçek içeriğinde bulunmayan bileşenleri çağrıştıran tanımlamalar, aroma ile elde edilen tatların gerçek içerik gibi sunulması ve bazı pazarlama ifadeleri artık daha sıkı denetlenecek.

Düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, içerikle görsel arasındaki uyumu zorunlu hale getirmesi. Örneğin gerçek meyve içermeyen ancak yalnızca aroma kullanılan ürünlerde meyve görsellerinin kullanılması artık mümkün olmayacak. Böylece tüketicinin ürün hakkında ilk bakışta yanlış yönlendirilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Benzer şekilde "hakiki", "ev yapımı", "yüzde 100 doğal" gibi ifadeler de artık her üründe gelişi güzel kullanılamayacak. Üreticilerin bu tür tanımlamaları kullanabilmesi için ilgili şartları karşılaması gerekecek.
Uzmanlar, yeni uygulamanın tüketici açısından önemli bir şeffaflık adımı olduğunu düşünüyor. Çünkü satın alma kararlarının büyük bölümü birkaç saniye içinde veriliyor ve bu kararların önemli bir kısmı ambalajın ön yüzünde gördüğümüz görsel ve sloganlardan etkileniyor.
Kısacası artık market raflarında yalnızca ürünlerin içeriği değil, ambalaj üzerindeki her kelime de daha fazla önem taşıyacak. Yeni düzenleme ile amaç; daha dürüst etiketler, daha bilinçli tüketiciler ve daha şeffaf bir gıda sektörü oluşturmak.
Food Online Yorumu:
Belki de bu kararın özeti çok basit: Bir ürün, olmadığı bir şey gibi görünmemeli. Tüketiciye satılan şey hayal değil, ürünün kendisi olmalı.

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!